Ağlayamaz onlar
Gözyaşları olmadığından değil
Birileri Erkekler Ağlamaz dediği için de değil
Kalpleri taş olduğundan hiç değil!
Onlar
Ağlamayanlar değildir; ağlayamayanlardır
Halbuki o kadar çok isterler ki ağlamayı..
Bağıra bağıra..
Hıçkıra hıçkıra..
Kendini unuturcasına Ama ağlayamazlar
Çatlarlar,çatlatırlar yüreklerini de yine ağlayamazlar
Gözyaşının olduğu yerde rahmet olacağını da bilirler oysa
Bir damla rahmet için,bin damla yaş dökmeye hazırdırlar
Hazırlanırlar
Ağlayamazlar
Anlamsız kahkahalar içinde boğulur hıçkırıkları
Feryâdı yutar,acıyı içlerine çeker onlar!
İsyân,onlara çok yakındır;yanaşmazlar yanına
Sabır,onları sevmese de sarılmaya çalışırlar
Alışırlar her yeni duruma
Durmadan yarışırlar ve savaşırlar kendileriyle
Çemberinden geçirirken felek,onların kulağına bir şey fısıldamıştır
Tam olarak anlatamazlar ne olduğunu;ancak hiç unutmazlar yine de
Anlatamadıkları için ağlayamazlar..
Ağlayamadıkları için anlatamazlar!
Bir gülün dibine diz çöküp ağlasa onlar
Gözyaşlarıyla gülün rengine renk katabilirler belki
Ama yapamazlar
Ya solarsa? derler
Solarlar belki;ama soldurmazlar!
Herkes onları ağlayamaz sanır
Çünkü hiç kimse göremez,içlerine akan yaşları!
İçerde kaynayanı,yananı,içerdekinden gayrısı bilemez!
Yanaklarından süzülmediği için de kimse silemez gözyaşlarını
Yaşlarını da bilemezler..
Çünkü onlar,oldukları yaşta değildirler
Onlar,birbirlerini tanır;birileri onları tanıyamaz!
Onlar mâşuktur
Onlar âşıktır
Onlar darmadağın
Onlar karmakarışıktır!